8 Aralık 2009 Salı

BALEINES (BALİNALAR)

Ben 2009 Agustos Ayı sonunda Tadoussac-Quebec-Kanada'ya gittim. Bu dünyalar güzelini fotoğraflayabildiğime halen inanamıyorum. Şunun güzelliğine bakın. Balinaların en tatlısı, en oyuncusu. EN GÜZEL BALİNA... :)))))))





Kanada dolayısıyla Kuzey Amerika dünyanın en güzel bölgelerinden biri. Gerek bitki örtüsü, gerekse burada yaşayan canlılarıyla görülmeğe değer.


St.Lawrence Nehrinin, Atlantik Okyanusuna döküldüğü yerde oldukça fazla balina var. Ben de balinaları görmek için bu bölgeye gittim. Bunun için önce TADOUSSAC (Tadusak)'a gittik. Tadoussac balina turizminin yapıldığı, eskiden Indian (kızılderili)'lıların yaşadığı bölgede bulunan bir kasaba. Saguenay Nehrinin, St.Lawrence Nehriyle birleştiği noktada bir liman.


Tadoussac'a giderken yolda Saguenay Nehrini takip ediyoruz. Nehir üzerinde yaz olduğu için yer yer sular çekilmiş gibi. Küçük toprak birikintileri görünüyor. Bunların üzerinde de meşhur Kanada Kazları (Branta Canadensis) sürü halinde gelmiş, planktonları yiyorlar. Çok güzel manzara!..




Tadoussac'ta ilk önce Balina Müzesine gidiyoruz. Çeşitli balinaların iskeletleri var ve bunlarla ilgili bilgi veriyorlar. Çocuklar için özel bir bölüm bulunuyor. Burada hem çocuklara balinalar öğretiliyor, hem de balina resimleri yaptırılıyor. Tüm dünyadan gelen çocuk turistlerin; isimli, imzalı balina resimleri duvara asılmış.


BALİNALAR (CETACEA), içinde balinaları, yunusları, muturları barındıran memeli sınıfından bir takımdır. Balinanın biyolojik adı 'CETUS' tur.

Balinaların ön uzuvları değişerek yüzgece dönüşmüştür. Balinaları ve yunusları balıklardan şöyle ayırabiliriz: Balıkların kuyrukları diktir ve yüzerken sağdan sola hareket ettirirler.Balina ile yunusların ise kuyrukları yataydır,yüzerken de yukarıdan aşağıya hareket ettirirler.Belkemikleri insan belkemiğinin yüzerken hareket ettiği gibidir.

Balinaların hemen hemen hiç kılları yoktur. Kalın bir yağ tabakası ile soğuktan korunurlar.
90 tür balina mevcut olup, tatlısu yunusu olan 5 tür hariç, hepsi deniz ve okyanuslarda yaşarlar. ÇUBUKLU BALİNA ve DİŞLİ BALİNA olmak üzere 2 gruba ayrılırlar.Çubuklu balinalardaki çubuklar, damakta 2 sıra halinde, yüzlercesi uzun ve ince olarak asılıdır. Çubuklar kemik değil, bir boynuz maddesidir. Daha doğrusu tırnağımızda olduğu gibi, keratin denilen protein gibi bir maddeden yapılmıştır. Her çubuğun iç yüzü teldir.

Gözler kafanın her iki yanındadır. Gözyaşlar yağlı olduğundan , bu onu deniz tuzundan korur. Göz lensleri küresel olduğundan derin sularda az ışık altında odaklanmayı sağlar. Gözleri zayıf gördüğü halde, duyma yetileri çok kuvvetlidir.



Resimde bir balina fetüsü görünüyor. Balinalar da aşık olur, yavrularını doğurur, kendi sütleriyle beslerler. Su altında emme zor olacağından, 6 ay boyunca sütü yavrunun ağzına püskürtürler. Balina oburdur. Yazın günde 1 ton yiyecek yer. Ömürleri türlerine göre 50-90 yıldır.
Grup olarak yüksek zeka seviyesine sahiptirler.Akıl olarak köpek ve atla aynı seviyede düşünebiliriz. Gelişmiş beyni olan bu hayvanlar uyurlar.

Amber, en kıymetli (altın gibi) mahsüllerden biridir. Hasta İspermeçet Balinasının sindirim kanalında olan bir salgıdır. Yediği mürekkep balığının gagası sindirim kanalına çarpıp tahriş etmekte ve burada amber oluşmaktadır. Amberi balina sağken mi vücuttan atıyor,yoksa ölünün parçalanmasıyla mı oluşuyor, bu bilinmiyor.




Balina müzesindeki duvarda bulunan afiş.

Bu kadar mükemmel deniz memelilerinin durumu nedir? Şimdi ona bakalım. Bir balina gemisi günde 73-75 balina avlıyor. Yakın bir tarihteki kayıtlara göre, Antarktika'da bir tek balina avı mevsiminde 6158 Mavi balina, 17989 Fin balinası, 2108 Kambur balina, 2566 İspermeçet balinası avlanıldı. Ayrıcada Ruslar 2459 balina avladı.

NE İÇİN? Bu kadar mükemmel hayvanları; yağı, güzellik müstahzarı, merhem, sabun, margarin, şimdi de cephane endüstrisinde gliserinin imali için mi öldürüyoruz?

1946 yılında kurulan, Japonya dahil 73 üyesi bulunan Uluslararası Balina Avcılığı Komisyonu, 1986 yılında moratoryum ilan edip, AVI TAMAMEN YASAKLADI. BİLİMSEL AMAÇLI AV HARİÇ. Japonya bu istisnaya sığınıp,bilimsel avlandığını iddia ediyor. Japonya'da balina etine rağbet yok, gençler hiç yemiyor. 4000 ton et dondurulmuş bekletiliyor. Yüklü miktarda etten köpek maması yapılıyor ????


Bize özel kıyafetler verdiler, gidiyoruz. Bir taraftan da motor sesiyle onları rahatsız edebileceğimizi düşünüyorum. Şaşırdım kaldım, ama onları görmeği çok istiyorum...

Balina tehditleri: 1)Küresel balina avı endüstrisi, yüzyıllardır avlanan balinalardan, hayatta kalan son türlerini de yoketmeyi hedefliyor. Bazı türler koruma altında olduğu halde, katliam devam ediyor. 2)İnsanoğlunun neden olduğu doğa koşulları gittikçe kötüleşiyor. Çevresel tehdit, küresel ısınma, kirlilik, ozon tabakasının delinmesi, sonar silahlar, manyetik dalgalar, gemi gibi ses kaynakları doğal yaşamı etkiliyor. Balinalara ve onların besin kaynaklarına zarar veriyor.

Zodyak botla son sürat St.Lawrence Nehrinde ilerliyoruz. Adrenalin dorukta!.. Uzaklaştıkça ileride bir görüntü oluştu, galiba balinaları buluyoruz.

Öf öfff!.. Muhteşem! Çok büyük. Harikulade!... :))))))) Bu MİNK BALİNASI. Sesini duyabiliyorum...

MINKE BALİNASI (BALAENOPTERA ACUTOROSTRATA) , çubuklu balinalardandır.Sadece embriyo aşamasında dişleri vardır. Çenesinde 300 çift plaka vardır. Bu plakalar en büyüğü 30cm. olan ince dokulu saçaklı kıl görünümündediR. 2. büyük balina grubundadır. Mavi balinalarla aynı beslenirler. Plankton, küçük balık, sardalye, morina, ringa balığı yerler. Vücutlarına tek hamlede 3 oda dolusu su ve planktonları alırlar.

Üreme ilkbahara yakın, yüzeyi sıcak sularda olur. Gebelik 10-11 aydır. Yeni doğan yavru 2,8m. boyunda ve 454kg. dır. Yetişkinler 15-25m.boyunda, 9ton civarındadır. Daha da büyükleri vardır. Yüzgeçleri 8 insan bedeni boyutundadır. 50-60 yıl yaşarlar. Su üzerinden 2m.atlarlar. Çok yüksek ses çıkarırlar (152desibel). 100-200Hertz aralığında homurdanırlar. Tahmini küresel minke popülasyonu 800000'dir.

Bu harika bir mink. Rehberimiz neredeyse mavi balina kadar büyük dedi. Çok ihtişamlı geliyor. Ben bunlara kıyamam...

Balina etine talep yok :))))))) İzlanda turizm açısından, daha karlı olacağı için 6 Mink balinasını öldürmekten vazgeçti. Japonya her yıl Antarktika yakınlarında 1000'den fazla Kambur, Fin, Mink balinası avlıyor. Yasal olmayan avcılıkla bu iki katına çıkıyor. JAPONYA'DA 2007'de ÖLDÜRÜLEN, 505 MİNK BALİNASININ 267'si HAMİLEYDİ. Japonya artık bilimsel çalışmaları bahane edip balina avcılığını durdurmalı, katliamı bırakmalıdır. Antarktika sularındaki balinaları rahat bıraksınlar!.. :(((((

Ekolojik sistemin bir parçası olan balinaların yok olması, Dünya'nın hassas dengesini bozarak, insanların ödemesi gereken ağır bedel olacaktır. BEYAZADAM, SON NEHİR KURUYUP, SON BALIK ÖLÜNCE Mİ PARANIN YENİLEMEYECEK BİR MADDE OLDUĞUNU ANLAYACAKTIR?

Mink suya daldı. Balinalar memeli olduklarından hava almak için su yüzüne çıkıp, burunlarıyla karbondioksit verip, oksijen alırlar. Soluk verdiklerinde ciğerlerinden gelen ılık hava, dışarıdaki soğuk hava ile karşılaştığında 'BUHAR SÜTUNU' (BALİNA FISKİYESİ) oluştururlar. Her türün değişik fıskiyesi vardır. Balina oluşturduğu fiskiyenin suyunu burnuyla püskürtür.

Balinalar su altında diğer türlerden daha fazla kalabilirler. Çünkü 'KLEIBER YASASI'na göre hayvanın vücut kütlesi arttıkça metabolizma yavaşlar. Birim kütle başına daha az oksijen harcar. Yani balina vücudu büyük olduğundan daha az oksijen kullanıyor, daha uzun dalış süresine sahip.

Kuzey Atlantik Okyanusundayız. Okyanusta hava, ay, güneş, görsellik müthiş güzel. Ama su çok derin, simsiyah, korku verici görünüyor.


O da ne? Botun altından BELUGA geçiyor.

Yok oldu. Beluga bekliyoruz.

Sularda kıpırdanmalar var .Çok sesssssiz. Yoksa gelmiyorlarmış.



Müthiş, müthiş! DÜNYALAR GÜZELİ BELUGA!.. BALİNALARIN GÜZELİ BELUGA!.. :)))))))Aman Tanrım bu ne güzellik! Bu resmi ben mi çektim? Belle belle belle!...



BEYAZ BALİNA,BELUGA (DELPHINAPTERUS LEUCAS), balinalar takımının Monodontidae familyası içindeki tek türüdür. Latince leucas beyaz, delphin yunus, apterus yüzgeçsiz anlamına gelir. Beluga ise Rusça beyaz demektir.

Yaşam alanları Arktik ve Arktik altı denizlerdir.Kuzey kutbunda 50 derece ile 80 derece kuzey enlemleri arasında hareket ederler. Tadoussac kasabasının yakınında, St.Lawrence Nehri halici ve Saguenay Nehri fiyordu civarında yalıtılmış bir nüfusa sahiptirler. Kanada'nın kuzeyindeki Arktik Okyanus bölgesinde 28000, St.Lawrence halicinde 1000 beluga bulunmaktadır. Küresel popülasyon 100000 kadardır.

Şu akrobatik hareketlere, BOYNUna bakın. Belugalar belli bir boynu olan ve başını bir dereceye kadar döndürebilen ender balinalardandır. Boyun omurları birbirine kaynamamış olduğundan, başlarını yanlara, yukarıya kısmen oynatabilmektedirler. Sırt yüzgeçleri yoktur, aynı yerde buz ortamlara uyum için çıkıntıları vardır. Ömürleri 40 yıldır.

Belugalar; ahtapot, mürekkep balığı gibi kafadan bacaklılar ve yengeç, karides gibi kabuklularla beslenirler. Kalabalığı seven Belugalar 2-3 ile 1000 üyelik sürüler halinde gazerler. Yavrusu olan Beluga ise küçük grupla gezer.
İlkbaharda sürüler kuzey bölgelerine hareket eder; koy, sığ girintilere yerleşirler. Anne Belugalar her yıl aynı bölgeye gelir. Sonbaharda sığınak buzla dolar ve kışın buradan ayrılırlar (kışın deniz yüzeyinin %95'inden fazlası buzdur). İlerleyen buz kütlesi kıyısına yakın olmak isterler. Bir kısmı buz tutan bölgenin altında kalır ama nefes için buz yarıklarını kullanırlar. Ayrıca buz altında hapsolmuş hava kabarcıklarını kullanırlar. Buz altında yaşayıp, hava cepleri bulabilirler. Çünkü yankıyla yer belirleme yetenekleri vardır.




Belugamız suyun içine girip çıkarak oyun yapıyor. Oyuncu Belugalar suyun altında ötüşe benzer ses çıkarırlar. Bu nedenle Belugalara 'sea canary' (deniz kanaryası) da denir. Ayrıca çıtırtı, bağırtı, ıslık, çan sesi gibi sesler de çıkarırlar. 0,1-12 kHz aralığında olmak üzere 50 farklı ses kaydedilmiştir.

Yetişkin Beluga ortalama 5m. boyunda; erkek 1,5 ton, dişiler 1tondur. Yeni doğmuş olanlar 1,5m. uzunlukta, 80kg. ağırlıktadır. Gebelik 15 ay olup tek yavru dünyaya getirirler. Emzirme 2 yıldır. Doğduklarında gri olan Belugalar, büyüyünce dişilerde 7, erkeklerde 9 yaşında saf beyaz olurlar. Çenelerinin 2 yanında olmak üzere üstte 10, altta 8 dişleri vardır.

Sosyal ilişkileri anneyle yavrusu arasındadır. Hatta büyüyünce bile annelerini ziyarete giderler. Sürü değiştirebilirler.

Ekolojik dengenin parçası Belugalar, bu kadar tatlı ve güzel olduklarından zarar görmektedirler. Düşmanları KUTUP AYISI ve İNSAN.

Beluga tutsak edilen ilk balina türüdür. İlk olarak 1861'de New York'ta Barnum Müzesinde gösterilmiştir. Günümüzde Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonya'da akvaryum, deniz yaşamı parklarında gösterilmektedirler. :(((( Rengi beyaz diye, gülümseyen yüzü var diye (yunusta gülümseme sabit,belugada ifade yelpazesi daha fazla), popüler. Yani bizim oyuncağımız. BİZİM DİLİMİZDE KONUŞAMIYOR DİYE, HAKKINI ALAMIYOR DİYE, SİZCE BU ADALET Mİ? Ayrıca da Birleşik Devletler Donanması ve Sovyetler Birliği tarafından Arktik denizlerde mayın arama için kullanılmıştır. Yani pis işlerimize onları da bulaştırıyoruz.


Öf öfff bota ve şu kuyruğa bakın. Muhteşemmm!

Arktik yerel halk Inuitler (eskimolar), yüzyılardır balina avladılar. 1994'ten beri avcılık yasak. Belugalar Tehdit Altındaki Türler'in Kırmızı Listesinde 'zarar görebilir' kategorisindeler ama yine de İnuit'ler avcılık yapıyor.


Ve Belugalar botun etrafını halka içine aldılar. Çünkü burası onların mekanı. Bizde korktuk kaçıyoruz. Umarım onları rahatsız etmemişizdir.

St.Lawrence Nehri tertemiz görünüyor ama kirlenme varmış. Hatta balinalarda kanser vakaları artmış. Ölenlerin üzerinde o kadar kirletici madde varmışki, cesetler zehirli atık kabul ediliyormuş!.. Çok yazık!.. :((((



Bu da nesi? Uzaktan bize bakanı bir insanın kafası sandım. Şu tatlılığa bakın!.. Kafayı kaldırmış, bizi izliyor. :)))))))


Gittikçe sayıları artıyor. İlerde yüzlercesi var.

BOZ FOK (HALICHOERUS GRYPUS), fokgiller familyasından (phocidae)'dır. Kuzey Atlantik kıyılarında yaşar. Bayağı Foktan (phoca vitulina)'tan daha cüsselidir. Bayağı fokun kafası yuvarlak, bunun ise sivridir. Erkekler koyu gri zemin üzerine açık renk lekeli, dişiler ise gümüş gri zemin üzerine koyu lekelidir. Yavrular beyaz doğar ama 5 hafta sonra normal rengini alır. Erkekler genelde 230cm. boyunda, 220kg. ağırlığındadır. İçlerinde 3m.boyunda, 300kg. olanları da vardır. Dişiler ise 180cm. boyunda, 150 kg. ağırlıklarındadır.

Foklar oburdur. Balık, kalamar, kabukluları yerler. Hatta bazen o kadar çok yerlerki, bu durum balıkçılarla aralarında sorun olur. Hah haaa!.



Fokların deniz memelilerinden farklı olarak postlarını değiştirmek ve üremek için karaya çıkmaları gerekir. Tabi o zaman da olan olur. Derisinin altındaki yağa ve postuna göz koyan aç gözlü insanoğlu karşısında...

Boz Foklar; Kanada'nın Labrador sahillerinde, İskoçya'da (dünya popülasyononun %36'sı); Baltık Denizi, İsveç, Finlandiya; İzlanda, Büyük Britanya Adasında yaşamaktadırlar.

FOKLARIN SOYU TÜKENMEKTE... :(((( Anlaşmalarla bazı bölgelerde Fok avı yasaklandığı halde, bugün bünyamızda bazı bölgelerde, yine de Fok İşkencesi, pardon Fok Avı yapılmaktadır. Neden öldürüyoruz? Sosyeteye kürk için.

Geri dönüyoruz. O da ne? İlerde bir Mink atladı. Bu Minkin adı Lucca. Lucca muhteşem. Üzerinde çip var. Avlanırken atlayan tek mink. En az 2m. atladı. Her şey bir anda oldu. Baktığım an atladı ve suya girdi. Fotoğrafını ancak bu kadar çekebildim.


Muhteşem Lucca!.. Yakışıklı, güçlü LUCCA!.. :)))))

Lucca uzakta kaldı. Dönüyoruz.



Kuzey Atlantik Okyanusu, Balinalar, Foklar, Lucca, Dünyamız çok güzel... Kendimize ve Dünyamıza iyi bakalım. Küresel Isınmaya neden olursak, Ekolojik Dengeyi bozarsak, BALİNALARI YOK EDERSEK; RUHUMUZU VE GERÇEKTEN KENDİMİZİ YOK EDECEĞİZ. Onun için Dünyanın neresinde olursak olalım, bir Dünyalı olarak kendimize düşenleri yapalım. Ben 1 kişiyim demeyin. 1'ler birleşiyor 6,6milyar oluyor.

Tadoussac uzaktan göründü. Buraya geldiğime çok memnunum. İyiki geldim. Tamamen anladım. Dünyada sadece biz varız, diyemeyiz. Okyanusun altında, karada ve havada (kuşlar) farklı hayatlar var. Ve zincirleme iç içeyiz. Birbirimize muhtacız. Onun için tüm canlılar (insanoğlu,hayvanlar,bitkiler) beraber, barış içinde, dostça yaşamalıyız. Dünya o zaman daha güzel, her şeyden önemlisi var olur!..